Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

1 sayfadaki 6 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

default Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından nunu Bir Ptsi Şub. 14, 2011 3:20 am

1970 lerden bu yana Monach kurbanlarının çoğu dövme yaptırmaz bunun yerine kelebek iğneleri, tokaları...vs. belirtici işaretler kullanırlar (tıpkı TII deki kelebekler gibi tıpkı Michael albüm kapağında MJ nin omuzuna kondurulan kelebek gibi)
konuyla ilgili açıklama [Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.] adresinde Müzik Endüstrisi Deşifre Oldu-11.Bölüm videosunda kısmen var (bu serinin ilk 9 bölümünü izlemişsinizdir daha önce forumdan linkleri verilmişti)
monach zihin kontrolü ile ilgili daha kapsamlı araştırmalar yapalım istiyorum bana yardımcı olursanız sevinirim

nunu

Mesaj Sayısı: 529
Kayıt tarihi: 16/08/10
Yaş: 41

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından nunu Bir Ptsi Şub. 14, 2011 6:53 am

AMAÇ BEYİN KONTROLÜ


ABD, denek olarak kullandığı insanlara LSD dahil birçok kimyasal
verdi

Amaç beyin kontrolü
Sovyetler'in geliştirdiği düşünülen biyolojik silahları ve beyin
yıkama yöntemlerini örnek alan ABD, 1947 yılında CIA'nın
kurulmasıyla bir dizi zihin kontrol projesinin ilkini başlattı.
ABD'ye getirilen Nazi doktorlar da bu projelerde yer alacaktı.
Manhattan Projesi adı altında atom bombasını geliştiren hükümet
gizli projeler konusunda büyük tecrübe kazanmıştı. Zihin kontrol
deneylerinde insanların kullanıldığı bu programların kod
adları, ''CHATTER, BLUEBIRD, ARTICHOKE, MKULTRA, MKSEARCH ve
MKDELTA'' idi.

Neredeyse tüm ülkeyi sarmış olmasına karşın yıllarca büyük
gizlilikle sürdürülen bu deneylerde olan bitenden habersiz
insanların, küçük çocukların, akıl hastalarının, tutukluların
kullanıldığı belirlendi. Deneyler sırasında ölümlerin meydana
geldiği; birçok deneğin dengesini kaybettiği ve bazılarının intihara
kalkıştıkları bugün artık kesin olarak biliniyor. CHATTER
(gevezelik) Projesi, Sovyetler'in casusları, esirleri itiraf
ettirmek için kullandıkları ilaçların 'başarısına' karşılık olarak
geliştirilmişti. Araştırma, casusların sorguları sırasında
kullanılabilecek ilaçların belirlenmesi ve denenmesi üzerine
odaklanmıştı. CHATTER Projesi, 1953 yılında resmen sonlandırıldı.
Çalışmalarını insan davranışlarını kontrol yönünde genişletmek
isteyen CIA, teşkilatın başı Allen Dulles 'ın onayıyla 1950 yılında
BLUEBIRD (bir tür muhabbet kuşu) Projesi'ne başladı. Bu programın
hedefleri şöyle sıralanıyordu: 1) Personelden izinsiz bilgi
sızdırılmasını önleyecek bir yöntem geliştirmek, 2) Özel sorgulama
teknikleri yoluyla bireyin kontrol edilmesinin mümkün olup
olmadığının araştırılması, 3) Hafıza geliştirme yöntemlerinin
araştırılması, 4) CIA personelinin düşman kontrolüne geçmesini
önlemek için savunma teknikleri geliştirmek. BLUEBIRD Projesi'nin
kod adı, 1951 Ağustos'unda ARTICHOKE (enginar) Projesi olarak
değiştirildi. Bu projenin hedefi de hipnoz ve çeşitli kimyasalların
kullanımı yoluyla sorgulama tekniklerinin araştırılmasıydı. Bu
program da 1956'da noktalandı. Ancak ARTICHOKE Projesi'nin
durdurulmasından 3 yıl önce, yani 13 Nisan 1953'te CIA Başkan
Yardımcısı Richard Helms 'in önerileri doğrultusunda MKULTRA Projesi
başlatıldı. MK harflerinin Mind Kontrolle (zihin kontrolü, kontrolle
kelimesi İngilizce 'control' ün Almanca karşılığı) kelimelerinin
kısaltması olduğu tahmin ediliyor. MKULTRA Projesi kapsamında insan
davranışlarını kontrol etmek amacıyla kullanılan yöntemler arasında
radyasyon, elektroşok, hipnoz, başta LSD olmak üzere çeşitli
kimyasallar, askeri araç gereçler, işkence aletleri, psikoloji,
psikiyatri, sosyoloji, antropoloji gibi sosyal bilimler vardı.
MKULTRA'nın yurtdışı için geliştirilenine de MKDELTA adı verilmişti.
MKULTRA şemsiyesi altında tanımlanan 150 kadar projeden en ünlüsü
olan MONARCH Projesi, resmi olarak 1960'ların başlarında Amerikan
ordusu tarafından başlatıldı. (Gayri resmi olarak çok daha önceden
başladığı biliniyor.) MONARCH Projesi halen ulusal güvenlik
nedenlerinden ötürü 'çok gizli' olarak sınıflandırılmış durumda. Bu
korkunç deneylerin gerçekleştirildiği yerler arasında 44 üniversite,
15 bilim vakfı, 12 hastane, 3 hapishane ve ilaç şirketleri
bulunuyordu. Araştırmalarda dünyaca ünlü psikiyatrlar, psikologlar
ve beyin cerrahları yer alıyordu. Zihin kontrol çalışmalarında CIA
ile işbirliği yapanlar arasında Amerikan Psikoloji Derneği, Amerikan
Psikiyatri Deneği'nin eski başkanları, Biyolojik Psikiyatri
Topluluğu ve ödüllü psikiyatrlar vardı. ABD'de zihin kontrol
deneyleri sadece CIA tarafından değil ABD Ordu Haber Alma Dairesi ve
Ordu Kimyasal Silahlar Ofisi tarafından da yürütüldü. Askerlere
birer kâğıt imzalatarak kobay olmaları sağlandı. MKULTRA
belgelerinin büyük bölümü yine programı başlatan kişi olan CIA
Başkanı Richard Helms'in emriyle 1972'de yok edildiği için insanlar
üzerinde zihin kontrol deneylerinin gerçek boyutu belki de asla
bilinemeyecek.

Tüyler ürperten ifadeler

Biyolojik saldırı korkusuyla yaşayan ABD'de hastalalıklara karşı her
türlü önlemi alınıyor. ABD'nin işgal ettiği ülkelerde ise
çocuklardahil birçok kişi kullanılan silahlardan dolayı çaresiz
durumda kalıyor.

MKULTRA Projesi'nin ilk olarak 1975 yılında başkanlığa bağlı
Rockefeller Komisyonu tarafından gün ışığına çıkartılmasının
ardından Senato'nun sağlıktan sorumlu alt komitesi, CIA'nın insanlar
üzerinde yaptığı deneylerle ilgili tüyler ürperten ifadeler dinledi.
Günümüze kalan belgeler ve tarihçiler, bilim adamları ve gazeteciler
tarafından yapılan araştırmalar, CIA'nın MKULTRA kapsamında
özellikle radyasyon ve LSD'nin kullanıldığı deneylere ağırlık
verdiğini gösteriyor. Bu deneyler, CIA personeline, askerlere,
casuslara, fahişelere, akıl hastalarına ve sıradan insanlara
tepkilerini ölçmek için, çoğu durumda deneğin haberi olmadan LSD
verilmesini içeriyordu. Bu tür deneylerde eroin, meskalin,
skopolamin, marihuana, alkol ve sodyum pentatol gibi maddeler de
kullanıldı. MKULTRA Projesi'nde görevli biyolojik silah uzmanı Dr.
Frank Olson , 28 Kasım 1953 tarihinde, kendisinden habersiz içkisine
karıştırılan LSD'nin etkisi altındayken Manhattan'da bir otelin 13.
katından atladı. Ailesi Dr. Olson'un gerçek ölüm nedenini 22 yıl
sonra MKULTRA ile ilgili bilgiler ilk ortaya çıkmaya başladığında
öğrendi. Harold Blauer adında bir profesyonel tenis oyuncusunun da
gizli bir meskalin deneyi sırasında öldüğü sonradan ortaya çıktı.
ABD Donanması'ndan emekli Wayne Ritchie , 1957'de katıldığı bir Noel
partisinde kendisine gizlice LSD vermekle suçladığı CIA aleyhine
geçen yıl 12 milyon dolarlık bir tazminat davası açtı.

Biyolojik silah çalışmaları sürüyor

Başkan George W. Bush , kitle imha silahları üreterek uluslararası
sözleşmeleri ihlal etmekle suçladığı Irak'a harekât emri verdiği
sıralarda ABD'nin, İngiliz ordusunun da yardımıyla yeni nesil
biyolojik ve kimyasal silahlar geliştirme çalışmalarını sürdürdüğü
iddia ediliyor. Bundan üç yıl önce İngiliz The Guardian gazetesine
demeç veren ABD'li mikrobiyoloji profesörü Mark Wheelis ile İngiliz
uluslararası savunma profesörü Malcolm Dando , ABD'nin biyolojik
misket bombaları, antraks ve kalabalık insan gruplarının söz konusu
olduğu durumlarda kullanılacak öldürücü olmayan silahlar üzerinde
çalıştığını iddia etmişlerdi.

CIA'NIN ABD DIŞINDAKİ PROJELERİ

Yurtdışında 'üçüncü şans'
CIA projeleri arasında yurtdışında da gerçekleştirilenler vardı.
Özellikle yurtdışı için tasarlanan MKDELTA programı Avrupa ve Asya
ayağı olarak ayrılmış ve bunlara Üçüncü Şans ve Derbi Şapkası
projeleri adı verilmişti. Ancak bu konuda belgeye ulaşılamamıştır.
Senato'da yapılan oturumlarda da bu projeler hakkında bilgi sahibi
olan tanığa rastlanmadı. Ancak Kanada'da MKULTRA kapsamında çok
çeşitli deneyler yürütüldüğünü kanıtlayan belgeler bulunuyor.
Bunlardan en iyi bilineni Dr. Ewen Cameron tarafından 1950-1965
yılları arasında Montreal'deki Allen Memorial Enstitüsü'ndeki
hastalara elektroşok ve deneysel ilaçlar verilmesini kapsayan
deneylerdir. 1992 yılında bu deneyler ortaya çıktığında Dr. Cameron
da hastalarının çoğu da ölmüştü.

ABD'Lİ PSİKİYATRİST ROSS'UN ARAŞTIRMASI:

'Mançuryalı Aday' gerçekti
Kişilik bölünmesi konusunda uzman olan ABD'li psikiyatr Colin A.
Ross , günümüze kalan belgeler üzerinde yaptığı uzun süreli
araştırmalardan sonra kaleme aldığı ''Bluebird: Psikiyatrlar
Tarafından Kasıtlı Olarak Yaratılan Bölünmüş Kişilik'' adlı
kitabında şöyle yazıyor: ''BLUEBIRD Projesi'nde CIA, kasıtlı olarak
kişilik bölünmesi yarattığı deneklerini gizli operasyonlarda
kullanmaya çalışmıştır. Belgelerin incelenmesi sonucu bu inanılmaz
deneylerde, 11 yaşındaki çocukların beyinlerine elektrodlar
yerleştirildiği, 7-11 yaşları arasındaki çocuklara haftalarca, her
gün, günde 150 mg LSD verildiği ve elektroşok yoluyla deneklerin
hafızalarının silindiği, hayvanların beyinlerine elektrod
yerleştirerek kimyasal ya da biyolojik saldırılarda kullanma
çalışmaları yapıldığı biliniyor. 'Mançuryalı Aday' (orijinali 1962
yılında çekilen ve beyin yıkama yöntemlerini konu alan bir film)
kurgu değil gerçektir ve CIA tarafından 1950'lerde BLUEBIRD ve
ARTICHOKE zihin kontrol programlarında yaratılmıştır.''


nunu

Mesaj Sayısı: 529
Kayıt tarihi: 16/08/10
Yaş: 41

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından MJ-4EVER Bir Ptsi Şub. 14, 2011 7:50 am

Mükemmel bilgiler çok teşekkürler nunu Smile

MJ-4EVER

Mesaj Sayısı: 2418
Kayıt tarihi: 03/04/10
Yaş: 22
Nerden: Trabzon / Ankara

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından leydis Bir Salı Şub. 15, 2011 12:09 am

Çok teşekkürler bilgiler için bunları bir yerlerden okuyabilmek güzel,çok gizli olmasına rağmen birirleri ulaşabiliyor demek ki,daha önceden bu şekilde net bilgileri okumamış olsam da bu insanların mutlaka bu gibi deneyler yaptığını düşünmüşümdür her zaman,yaptıklarını açık açık paylaşmayacaklarını tahmin etmek zor değil,denek olan insanlar açısından bakarsak çok kötü bir durum. Mad

leydis

Mesaj Sayısı: 1233
Kayıt tarihi: 06/04/10
Nerden: Mars'tan

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı Şub. 15, 2011 12:13 am

en kötüsü de bizim de denek olma ihtimalimiz.bunca yıllık çalışmalarını üzerimizde kullanma ihtimalleri.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından leydis Bir Salı Şub. 15, 2011 12:34 am

Ben uzaydaki uydular sayesinde gönderilen çeşitli dalgalar veya tv lerden gönderilen dalgalarla insanları etkilemeye çalıştıklarını düşünüyorum,bunlar benim düşüncem ama bazen çok da haksız değilim herhalde,bazı ülkelerde gördüğümüz şeyleri başka türlü açıklayamıyorum çünkü,bir ülkede her şey yavaş yavaş elden gidiyorsa,adına özgürlük deyip her taraftan prangalar vurulmaya çalışılıyorsa,suçlular dışarıda,suçsuzlar içeride ise ve neredeyse büyük bir çoğunluğun hiç sesi çıkmıyorsa, ben bunu başka nasıl açıklayabilirim bilemiyorum,İYİ Kİ BÖYLE BİR ÜLKEDE YAŞAMIYORUM. Rolling Eyes

leydis

Mesaj Sayısı: 1233
Kayıt tarihi: 06/04/10
Nerden: Mars'tan

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından Misafir Bir Salı Şub. 15, 2011 12:38 am

bir insan 2 yaşında TV. den etkilenmeye,5 yaşında da okula gitmeye başlıyor.belki de insanlığın içindeki insan olma potansiyelini yıkan şeylerden biridir eğitim sistemi.

Misafir
Misafir


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından leydis Bir Salı Şub. 15, 2011 12:56 am

Eğitim sisteminin problem olduğu kesin zaten de,neyazık ki bunu bile bile çocukları bu sistemin içinde tutuyoruz, ben de isterim bu sisitemin dışında kalmayı aslında tabi ona en azından dünyada dönen dolapları gösterip paylaşarak kendi yolunu çizebilmesini sağlamaya çalışıyorum. What a Face

leydis

Mesaj Sayısı: 1233
Kayıt tarihi: 06/04/10
Nerden: Mars'tan

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından MJ-4EVER Bir Salı Şub. 15, 2011 4:13 am

V for Vendetta geldi aklıma Smile

MJ-4EVER

Mesaj Sayısı: 2418
Kayıt tarihi: 03/04/10
Yaş: 22
Nerden: Trabzon / Ankara

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

default Geri: Monarch Projesi-Zihin Kontrolü

Mesaj tarafından Pinokyo Bir Çarş. Şub. 23, 2011 1:41 am

Bu konuya ne zamandır birşeyler yazmak istiyordum ama doğru kelimeleri bulamıyordum.Bize komplo teorisi gibi,bilim kurgu gibi gelen şeylerin,sembollerin,rakamların,duyguların,müziğin hatta inançlarımızın bile bizi kontrol etmek için kullanıldığını öğrendik,en sevdiğimiz insanlardan birini kaybederek ve yeniden kazanarak.
Bu şehirde,benim hemen hemen hergün önünden geçtiğim şaşalı bir market var.Genellikle çok kalabalık olur.Geçen gün marketin önünden geçerken,o soğukta üzerinde incecik bir hırka,ayakkabı demeye bin şahit isteyen delik deşik çarıklarla,oldukça yaşlıca,nasıl zayıf anlatamam,bir teyze çöpleri karıştırıyordu.Burası New York değil,L.A ya da Londra hatta İstanbul bile değil.Burası geleneklerine,adetlerine,inanaçlarına çok bağlı oldukları söyleyen Anadolu'da küçüçük bir şehir.Belki genç arkadaşlarımıza şimdilerde yabancı olan bir zamanda büyüdük biz.Ben büyürken kimsenin çöp karıştırdığını görmemiştim.Kesinlikle zamanıdır bu cümlenin -bizim zamanımızda- kimse açlıktan ölmezdi bu şehirde,kimse yertsiz yurtsuz kalmazdı.Çünkü komşuluk vardı,dayanışma vardı.Her mahallenin bir fakiri vardı ama insanlar onlara yardım ederdi,çocukların karnı doyrulurdu,bir tas sıcak çorbayı bile esirgemezdi insanlar birbirinden.
Şimdi bize ne oldu.Ne değişti.Dünyanın gıpta ile baktığı Türk aile yapısı,dayanışması,İslamın bayraktarlığı nasıl değişti.Ve en korkuncu biz buna nasıl izin verdik.Hadi bizi bu hale getirmek için çok çaba sarfedildi ama biz buna nasıl izin verdik.Bu kadar mı Allah korkumuz kalmadı.Televizyon hayatımızı bu kadar mı ele geçirdi.Şimdi herkes dizide ki karakterlere çocuklara ağlıyor ya gerçek çocuklar,yaşlılar,engelliler.O teyze orada,o soğukta çöpleri karıştırırken, ben bir tek ses duyuyordum.Marketin kasalarından gelen kredi kartı çekiş sesi.Biz kuşlar kışın aç kalmasın diye yuvalar yapan bir neslin evladı iken bu kadar bencil bir toplum haline nasıl geldik.Ne zaman bu rüyadan uyanacağız.Aynaya bakma zamanı,nerede yanlış yaptık deme zamanı geçti mi?Bilmiyorum gerçekten bilmiyorum.

Pinokyo

Mesaj Sayısı: 3336
Kayıt tarihi: 02/04/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

1 sayfadaki 6 sayfası 1, 2, 3, 4, 5, 6  Sonraki

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz